. .
31.05.2020

27.02.2020 23:28


Sınıfsal ve cinsel sömürüye, şiddete karşı eşitlik, özgürlük ve sosyalizm için 8 Mart’ta alanlara!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, emekçi kadınların sınıfsal ve cinsel kölelikten kurtulmak için kapitalizme karşı yükselttikleri bir kavga bayrağıdır.

Günümüzde kapitalist sistem dünya ölçeğinde çok yönlü bir kriz yaşıyor. Bu kriz ekonomik, sosyal ve siyasal sorunları tetikleyerek tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Sosyal eşitsizlikler ve sınıflar arası uçurum büyüyor. İnsanlık yeni savaşlar ve emperyalist saldırganlık döneminin acı ve yıkımlarını yaşıyor. Tüm bunlar kitlelerin tepkisini mayalıyor ve direnişe yöneltiyor. Kapitalist düzenin yarattığı acımasız koşullara karşı öfke patlaması biçiminde gelişen proleter kitle hareketleri ve halk isyanları dalgası büyüyor.

Son yıllarda dünya çapında bir yükseliş ve yayılma eğilimi gösteren militan kadın hareketi de bunun bir parçasıdır.

Amerika, Latin Amerika, Türkiye, İspanya, İsviçre, Polonya, İzlanda, Fas, Lübnan, Sudan, Şili, Hindistan olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde kadın işçi ve emekçiler “kadın grevleri”, kadın yürüyüşleri, büyük çaplı kadın eylemleri ve protestolarıyla; aşağılanmaya, köleliğe, taciz ve tecavüze, kadın cinayetlerine ve elbette ağır sömürü ve çalışma koşullarına, sosyal yıkım saldırılarına, yoksulluğa ve işsizliğe karşı ayağa kalkıyorlar.

Kadın emekçiler!

Özel mülkiyete dayalı bütün toplumlarda kadınlar kölelik koşullarına mahkûm edilmiş, ezilen bir cins olarak horlanıp aşağılanmıştır. Kapitalist toplumda da en çok ezilen sömürülen, çifte baskı altında tutulan, gerici değerler ve önyargılarla aşağılanan yine emekçi kadınlardır.

Kapitalizm sınıf ve cinsiyet ayrımına dayanan, adaletsizliğin ve eşitsizliğin olduğu bir sömürü ve baskı düzenidir. Bu düzende kadın cinsinin eşit ve özgür olması olanaklı değildir. “Kadın hakları”, “kadın eşitliği ve özgürlüğü” üzerine söylenen her şey kapitalist sistem içinde bir yalandır.

Bir sömürü düzeni olan kapitalizm “daha fazla kâr” üzerine kuruludur ve işçilere, özellikle de kadın işçi ve emekçilere sömürü, işsizlik, yoksulluk ve şiddetten başka hiçbir şey sunamaz.

Kadın işçi ve emekçiler dünyanın her yerinde istihdama ve işgücüne katılımda erkeklerin gerisinde yer almakla kalmıyorlar, onlardan daha düşük ücrete çalıştırılıyorlar. Kayıt dışı, esnek ve güvencesiz işlerde çalışanların çoğunluğunu da yine kadınlar oluşturuyor.

Ekonomik kriz dönemlerinde kadınlar üzerindeki kapitalist sömürü daha da azgınlaşırken, ilk işten çıkarılanlar yine onlar oluyor ve emekçi kadınlar aileleriyle birlikte yoksulluğun pençesine atılıyorlar.

İşçi ve emekçi kadınlar!

Kapitalist sınıf, işçi ve emekçi kadınlara tüm bu saldırıları yaparken, işçi ve emekçilerdeki sınıf bilincinin geriliğinden ve onların örgütsüzlüğünden yararlanır.

Biz işçi ve emekçi kadınlar kendi geleceğimizi kendi ellerimizle yaratabiliriz. Bunun için 8 Mart’ın tarihsel çağırısına kulak vermeli, örgütlü mücadeleyi büyütmeliyiz.

Kapitalist barbarlık düzenini tarih sahnesinden silmek; sınıfsız, sömürüsüz ve savaşsız bir dünya yaratmak için birleşelim ve örgütlenelim.

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

Sınıfsal ve cinsel sömürüye son!

Yaşasın sosyalizm!

Enternasyonal Emekçi Kadın Komisyonu

Mart 2020