. .
02.07.2020

16.11.2019 00:33


Basel’de Ekim Devrimi ve TKİP’nin yıldönümü etkinliği

3 Kasım, Pazar günü saat 14.00’de Basel’de Ekim Devrimi’nin 102., TKİP’nin 21. kuruluş yılı etkinliği yapıldı.

Etkinlik programı başlamadan önce Suruç şehidi Çağdaş Aydın’nın babası Feti Aydın kürsüye davet edildi. Yaptığı özel konuşmayla aynı zamanda kitleyi duygulandırdı. Aydın, Kırmızı Gül’ün Defteri kitabını imzalayacağı bilgisini verdi.

Bunun ardından etkinlik programına geçildi. Kısa bir sunumun ardında devrim ve sosyalizm davasında ölümsüzleşenlerin anısına saygı duruşu yapıldı. Sonrasında, Ekim Devrimi’ni, bunalımları, savaşları, sınıf ve kitle hareketlerini, isyanları konu alan ve bunu da sınıf devrimcilerinin gelişim süreçleri ve sınıf içindeki çabalarıyla (Greif, Metal Fırtınası) birleştiren sinevizyon gösterimi sunuldu. Bunu, MLKP ve TİKB (B)’li dostlarımızın etkinliğimize gönderilen mesajlarının okunması izledi.

Etkinlik programı kadın bir yoldaşımızın şiir dinletisiyle devam etti.

Ardından etkinliğin konuşmasını yapmak üzere söz, konuşmacı yoldaşa bırakıldı. “Ekim ayı Sosyalist Ekim Devrimi’nin yıldönümüdür ve bu yılın Ekim ayına ise isyanlar damgasını vurdu. Biri bitmeden öteki başlayan ve dalga dalga yayılarak birçok ülkeyi girdabına alan bu isyanlarla, emekçiler dünyası adeta Ekim Devrimi’nin yıldönümünü karşılar ve anar gibiydiler” sözleriyle başlayan konuşmada, daha çok Ekim Devrimi’nin açtığı çığır içinde dünya devrim süreçlerinin güç kazandığına vurgu yapıldı. Ekim devrimine önderlik eden parti üzerine duruldu.

Bugünün dünyasında savaşlar döneminin yanı sıra proleter hareketlerin, çeşitli düzey ve biçimlerde güçlenen kitle mücadeleleri ve halk isyanlarının yükseldiği öne çıkarıldı. Yeni bir devrimler döneminin fiili olarak da geleceği, gerekçeleriyle birlikte anlatıldıktan sonra bu sürece hazırlanmanın anlam ve önemine dikkat çekildi. Sosyalizmin bilim düzeyine nasıl çıktığı ve işçi sınıfının devrimcileştirilmesi zorunluluğu vurgulandı.

Konuşmanın devamında, sınıf devrimcilerinin tüm çabalarını ve enerjilerinin en büyük bölümünü işçi sınıfını örgütlemeye ve onu düzenin karşısına etkin bir güç olarak çıkarma çabasına ayırdıkları belirtildi. Türkiye’deki devrim ve sosyalizm davasının geleceğinin tümüyle buna bağlı olduğu belirtilerek, bunu yapmakta oldukları söylenerek konuşma noktalandı.

Genç yoldaşların sundukları müzik dinletisiyle, katılımcıların da beğenilerini dile getirdikleri etkinlik sonlandırıldı.

Kızıl Bayrak / İsviçre