. .
05.10.2022

17.10.2010 20:15


Ya kapitalist barbarlık içinde çöküş, ya sosyalizm!

Sosyalist Ekim Devrimi ezilenler ve emekçiler dünyasının kapitalist barbarlığa karşı ilk büyük zaferi olmuştu. Emperyalizm ve gericilik uzun süre bu zaferin kabusunu yaşadı. Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’nın yıkılışından sonra emperyalistler bu kabustan kurtulduklarını sanarak, nihai zaferlerini ilan etmişlerdi. Onlara göre devrim ve sosyalizm davası yenilmiş ve bitmiş, kapitalizmin ebediliği kanıtlanmıştı. Dünya gericiliği bunu yoğun bir ideolojik ve psikolojik saldırı konusu yaptı. Emperyalist merkezlerde planlanan ve sistematik olarak pompalanan gerici bir kampanya yürütüldü. Amaç umutları kırmak, kapitalist sistemin yenilmezliğini bilinçlere kazımak, devrime ve sosyalizme inancı, bu büyük davaya bağlanan umutları temelden yok etmekti.

Ama bu gerici propagandanın çökmesi için aradan kısa bir zamanın geçmesi yetti. Bugün artık kapitalizmin barbarlığı ve karanlık geleceği tartışılıp sorgulanıyor. Kapitalist barbarlık karşısında sosyalizmin insanlık için yeniden bir umut, bir çıkış yolu, bir çözüm olanağı olarak belireceği yeni bir tarihi döneme girilmiş bulunuluyor.

Kapitalizm kendi tarihi boyunca insanlığa büyük acılar ve yıkımlar yaşattı. Onun tarihi “kan ve ateşle “ yazılmıştır. O bugün de insanlığı yaşamın her alanında acılara, büyük yıkımlara ve felaketlere sürüklemeye devam ediyor. Kapitalizm dün olduğu gibi bugün de insanlığa kan ve gözyaşı, fiziki ve manevi çürüme, savaşlar ve faşist barbarlıktan başka bir şey veremiyor. Toplumsal servetin bolluğuna karşın, kapitalist dünyanın her yanında işsizlik, yoksulluk ve açlık derinleşiyor. Silahlanmaya yüzmilyarlarca dolar yatırılırken, yoksul ülkelerde günde onbinlerce insan açlıktan ölüyor.  Milyonlarca insan konut, sağlık ve eğitim imkanlarından yoksun bırakılıyor. İnsanın kendine yabancılaşması akılalmaz boyutlara ulaşıyor. Fiziki ve manevi çürüme giderek hızlanıyor. İnsan için gerekli ve güzel olan herşey kapitalist tekellerin kârlarına feda ediliyor. Emeğin yarattığı değerler refah ve mutluluk kaynağı olacağına, kapitalizmin elinde insanlığa ölüm ve yıkım getiren silahlara dönüşüyor.
Tablo bunlardan da ibaret değil! Emperyalist burjuvazi dünyamızı silah deposuna çevirerek ve yeni bir savaşlar dönemi başlatarak, insanlık için daha ağır felaketler ve yıkımlar hazırlamaya devam ediyor. Yaşanmış tarih gösteriyor ki, emperyalizmin bütün bu çabaları proletarya ve halkların özgürlük mücadelesine, toplumsal devrim isteğine karşıdır. Kendi köleleştirici egemenliklerini pekiştirmek içindir. Yüzmilyarlarca doları silahlanmaya yatırarak, savaş teknolojisini sürekli geliştirerek, daha büyük savaşlara ve yıkımlara hummalı bir hazırlık yapıyorlar.

Şimdi 21. yüzyılın  içindeyiz. Kapitalist dünya şimdi de tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biriyle boğuşuyor. Büyük bir çöküşe dönüşmesinden korkulan ekonomik kriz, kapitalizmin yapısal sorunlarının ve onulmaz çelişkilerinin yeni bir itirafı oluyor.  Kapitalizmin büyük bunalımı, Emek-sermaye çelişmesini, emperyalizmle ezilen halklar arasındaki çelişmeyi, emperyalistlerin kendi aralarındaki çelişkileri giderek keskinleşiyor ve bu, işçi ve emekçi kitleler için her yönlü ağır bir yıkıma dönüşüyor. Fakat öte taraftan da milyonları bulan geniş insan kitleleri kapitalizmin barbarca sonuçlarına karşı harekete geçiyor, “başka bir dünya mümkün” diye haykırıyorlar. İnsanlık bugüne kadar kapitalizme karşı sosyalizmden başka bir alternatif üretmedi. Dolayısıyla başka bir dünya olacaksa eğer, bu sosyalist bir dünyadan başkası olmayacaktır.

Özetle, 21. yüzyılın bir bunalımlar, savaşlar ve devrimler yüzyılı olacağı kesinlik kazanmış bulunuyor. İnsanlık kapitalizmin yıkıcı ve tüketici barbarlığından ancak Sosyalizm yoluyla kurtulacaktır.  Buda emek dünyasının işçi sınıfının devrimci önderliği altında kapitalist barbarlığa karşı örgütlü ayağa kalkışı ile mümkün olacaktır.

Gece Tertip Komitesi