. .
02.07.2020

03.01.2015 01:59


Emperyalist saldırganlığa, savaşa ve kapitalist barbarlığa karşı…

Devrim ve sosyalizm için devrimci seferberliği büyütelim!

İkinci emperyalist savaşı uzun bir genişleme dönemi izledi. Kapitalizm emperyalist savaşın yol açtığı yıkımı ve çöküntüyü bu sayede aştı. Kapitalizm dünya çapında devasa bir gelişme dönemine girdi. Globalizm (küreselleşme) vb. adlar altında kodlanan tüm gelişmeler kapitalizmin yeni bir evreye girişi olarak propaganda edildi. Birinci dünya savaşı öncesinde yapıldığı gibi, bir kez daha, Marks’ın kriz teorisi de dahil, kutuplar teorisinin artık geçersiz olduğu, sınıf mücadeleleri döneminin yerini sınıflar arası barış ve anlaşmalar dönemine bıraktığı, bunalımlar, savaşlar ve devrimlerin geçmişte kaldığı, bundan böyle sorunların çatışmalar yerine iyi niyetli ve akılcı görüşmeler ve uzlaşmalarla çözüleceği ileri sürülmeye başlandı. Nedir ki, olayların gelişimi tam tersi bir yönde oldu.

Tarih tüm bu hayalleri acımasızca boşa çıkardı, Marks’ı yeniden doğruladı. Gelinen yerde kapitalizmin ikinci emperyalist paylaşım savaşı döneminin ardından yaşadığı soluklanma dönemi çoktandır sona ermiş olup, kapitalizm geçmiştekilerinden de kapsamlı, derin ve yıkıcı bir yeni bunalımla karşı karşıyadır

Kapitalizmi adeta soluksuz bırakan çok yönlü bir bunalım, bunun tetiklediği çağrından çıkmış bir militarizm, emperyalistler arasında sürmekte olan çılgınlık derecesinde bir silahlanma yarışı günümüz dünyasının en temel olgularıdır. Bunların dolaysız sonucu olarak, emperyalistler arası hegemonya savaşı gitgide kızışmakta, dünyanın dört bir yanı, özellikle de Ortadoğu bunun ürünü savaşlar ve işgaller serisiyle tam bir kan deryasına dönüştürülmektedir. Başını ABD’nin çektiği, Almanya, Fransa ve İngiltere’siyle emperyalist koalisyon bu durumu, “demokrasi, insan hakları ve mazlum halklara yardım” aşağılık yalanı eşildiğinde olağanlaştırmaya çalışmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem bir bunalımlar ve savaşlar dönemidir.

İşçi ve emekçi kardeşler,

Tarihsel deneyim de doğrulamıştır ki, kapitalist sistemi çok yönlü ve çok boyutlu bunalımlara ve savaşlara sürükleyen dinamiklere, mutlaka ve mutlaka devrimleri mayalayan dinamikler eşlik etmiştir. Gitgide çoğalacağı, yayılacağı ve büyüyeceği kesin olan ve istisnasız tüm metropollerde patlak veren proleter kitle hareketleri ve biri diğerinden de sarsıcı gelişmelere yol açan emekçi halk isyanları dalgası bunun ifadesidir. Emperyalist propagandanın inadına insanlık adım adım yeni devrimlere doğru ilerlemektedir.

“Bütün bunlardan günümüz dünyasında her gerçek devrimci partiyi bekleyen en temel, en dolaysız, en öncelikli görev de kendiliğinden çıkmaktadır. Kendi toplumunun işçi sınıfını devrime hazırlamak, kendi devrimci hazırlığının esas kapsamını bununla anlamlandırmak, aynı anlama gelmek üzere, parti ile sınıfın devrimci birliğini her günkü mücadele içinde geliştirip güçlendirerek geleceğe taşımak. Bu aynı zamanda bugünkü koşullarda proleter dünya devrimi sürecine en büyük, en anlamlı katkı, dolayısıyla proletarya enternasyonalizminin de en temel gereklerindendir.” (TKİP IV. Kongre Bildirisi, Ekim 2012)

Alman proletaryası ve sosyalizmin seçkin önderleri, tutarlı ve unutulmaz enternasyonalist temsilcileri olan Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in devrimci anılarına en anlamlı karşılık da budur.

Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht Ölümsüzdür!

Kahrolsun kapitalizm!

Kahrolsun emperyalist saldırganlık ve savaş!

Yaşasın proletarya devrimi ve sosyalizm!

TKİP-Yurtdışı Örgütü

Ocak 2015

» PDF_Tr

» PDF_De