. .
26.02.2020

18.05.2014 12:41


Soma Katliamı Polonya’da da lanetlendi!

Soma Katliamı için anma eylemlerinden biri de bugün Polonya'da gerçekleştirildi.

Polonya Sosyal Dayanışma Ağı Soma’da yaşanan işçi katliamıyla ilgili Polonya'nın başkenti Varşova'da bulunan Türk Büyükelçiliği’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eylemde  “Şirketin 130 dolara mal ettiği kömürün maliyetini 30 dolara düşürmenin bedelini hayatlarıyla ödeyen işçilerin anısına” yazılı Lehçe pankart açıldı.

Polonya Sendikalar Birliği ve RSS’nin (Ruch Sprawiedliwosci Spolecznej - Adalet Hareketi) de katılarak destek verdiği açıklamada Erdoğan'ın Soma’da yaşanan katliam karşısında takındığı saldırgan tutum ve halk düşmanı tavrı eleştirildi. Yakınlarını kaybeden insanların acısına, katliamın sorumlularını protesto etmesine dahi saygı duymayan Erdoğan'ın tutumuna değinildi. Açıklamada, bu katliamın gerçek sorumlularının halka karşı işledikleri suçu örtbas edebilmek için, yine bedel ödeyen halka saldırmasının hükümetin korkusunu açığa çıkardığı söylendi.

Soma’da yaşanan facianın bir kaza değil, katliam olduğuna değinilirken, Polonya Sendikalar Birliği (Ogólnopolskiego Porozumienia Zwiazków Zawodowych - OPZZ)  sözcüsü açıklamada Soma'da hayatını kaybeden işçilerin sorunlarının aynı zamanda Polonyalı maden işçilerinin de sorunu olduğu ifade etti. Sözcü Polonya'da da işçi güvenliği önlemleriyle ilgili bir sorunları olmasa da her geçen gün işçi sınıfının haklarının gaspedildiğini, maaşlarda kesintilere gidildiğini söyledi. Türkiye’deki özelleştirme yüzünden ortaya çıkan denetimsizliklerin, patronların kar hırslarının, alınmayan işçi güvenlik önlemlerinin ve taşeronlaştırmanın ölümlere sebep verdiğine değinen sözcü, bundan sonra Türkiye'deki işçilerle daha fazla dayanışma içerisinde olacaklarını belirterek, Soma'nın acısını Polonyalı işçi sınıfı olarak paylaştıklarını söyledi.

RSS sözcüsü ise, vahşi kapitalizmin ve sömürü koşullarının yalnızca sosyalizmle aşılabileceğini söyledi. Sözlerine, Erdoğan'ın ve emekçiye saldıran müsteşarının tutumlarını eleştirerek başlayan sözcü, bu hukuksuzlukların yalnızca işçi sınıfının kenetlenmesi ve birlikte mücadele etmesiyle aşılacağını ifade etti.

Polonya Sosyal Dayanışma Ağı’nın habere notu: Polonya yasalarına göre protesto etmenin anayasal hak olması sebebiyle, protestolarda polis genellikle protestocuların güvenliğini sağlamakla görevlidir. 16.05.2014 tarihinde gerçekleştirdiğimiz protestomuzda biz polis çağırmamamıza rağmen Varşova Türk Büyükelçiliği’nin önünde 2 büyük polis aracı bekliyordu. Elçiliğin bahçesi Türkiye toprağı olmasına rağmen Türkiye vatandaşı olan bizlerin içeriye girmesine polis tarafından izin verilmedi. Bunun yanı sıra Polonya işçi sınıfının paylaştığı acıyı Türkiye Büyükelçiliği paylaşmadığı gibi elçilikten hiç kimse çıkıp en küçük bir açıklama yapmadı. “Başımız sağolsun” demek onlar için çok zor olsa da beklemek hakkımızdı. Mantık Türkiye'nin diktatörüyle aynı mantık; polis çağır. Eylemcileri tehlikeli gör, göster mantığında hareket edip bir acıyı paylaşmaktan aciz kalmak. Buradaki detaylar aslında çok önemli değil; daha önceki suçlarına katliamlar, yeni suçlar ekleyerek tarihe daha çok kanla yazılan bu anlayış işçi sınıfının mücadelesiyle tarihe gömülecektir. Bizler her daim Soma halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Tüm dünya da İşçi sınıfı büyük bir acı çeken Soma halkının ve mücadelesinin yanında yer alıyor. Varsın bir diktatör yumrukla bir halkı susturmaya çalışsın; İşçilerin birliği bu vahşileri ve vahşet düzenini tarihe gömecektir.

www.kizilbayrak.net