. .
26.02.2020

10.05.2014 09:50


Kapitalist tekellerin birliğine karşı, Avrupa halklarının devrimci birliği!

BİR-KAR temsilcisinin MLPD seçim mitinginde yaptığı konuşma...

25 Mayıs 2014 günü Almanya’da AB Parlamentosu için seçimler yapılacak. Bu seçimlere, ilk defa MLPD de katılıyor. 

MLPD, AB parlamentosu seçimleri için başlatığı seçim kampanyası çerçevesinde 3 Mayıs Cumartesi günü Stuttgart’da bir miting yaptı. Mitinge MLPD/açık liste birinci sıra adayı Peter Weispfenning konuşmacı olarak katıldı. MLPD MK üyesi olan Peter Weispfenning yaptığı konuşmada, AB’yi ve onun emperyalsit politikalarını eleştirerek, ‘Berlin’in gerici savaş partilerine karşı MLPD’ye verilen her oy toplumun devrimci temelde değişimine verilen oy olacaktır’ diyerek devrimci alternatifin büyütülmesi çağrısı yaptı.

Seçim mitinginde BİR-KAR adına da bir konuşma yapıldı. Konuşmada Avrupa Birliği’nin kapitalist-emperyalist karakterinin eleştirisi öne çıkarıldı.

BİR-KAR temsilcinin mitingde yaptığı konuşmayı okurlarımıza sunuyoruz…

 

Sizleri İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR) adına selamlıyorum.

Mayıs ayında kapitalist-emperyalist tekellerinin AB’nin parlamentosu için seçimler yapılacak.

Burjuva devletlerin parlamentoları gibi, AB parlamentosu da, kapitalist tekellerin demokrasi tiyatrolarının basit bir aletidir.

Biliyoruz ki, AB’de de önemli kararlar kulislerde karalaştırılıyor. Hiç kuşkusuz alınan bu gerici, emek düşmanı, emperyalist savaş ve soygun kararları parlamentolardan geçirilerken, onlara ‘demokratik’ bir maske geçirmeyi ihmal etmiyorlar.

NATO dünyamızı büyük bir savaşa, emperyalist yağma ve talan savaşlarına sürüklüyor. Afrika’dan Asya’ya ve Avrupa’ya kadar uzanan emperyalist yağma savaşlarında, AB’nin büyük emperyalist devletleri de yer almışlardır.

Başta Alman, İngiliz ve Fransız tekelci devletleri olmak üzere, AB bütün kurumlarıyla, her daim bu haksız savaşların tarafı omuştur.

Bütün dünyanın gözleri önünde parçalanarak emperyalist yağma ve hakimiyet savaş alanı haline getirilen Ukrayna, AB’nin gerici ve emperyalist karakterini açığa çıkartan somut bir örnektir.

ABD ve Alman emperyalizmi ve emperyalist savaş makinesi NATO, bu ülkenin parçalanmasının birinci dereceden sorumlusudurlar. ABD ve AB’nin emperyalist politikaları dünyamızı yeni bir yıkımın eşiğine hızla sürüklüyor. Onlarsa, bizlere hedef olarak Rus emperyalizmini gösteriyorlar.

Ukrayna’da faşist çeteleri işbaşına getirenler de yine bu emperyalist haydutlardır.

Onlar, Afganistan’ın yağmalanmasının, Irak’ın bir savaş alanı haline getirilmesinin, Libya’nın siyasal haritadan silinmesinin, Suriye’nin yıkıntıya sürüklenmesinin, Mali’de akan kanların, daha on beş yıl önce parçaladıkları Yugoslavya’nın, kısacası, bugüne dek işlenen tüm savaş suçlarının sorumlusudurlar. 

 AB; kapitalist-emperyalist tekellerin gerici, barış karşıtı, sermayenin sınırsız dolaşımına özgürlük sağlayan gerici bir birliktir.

Bu o kadar açıktır ki, bu haydutlar Avrupa’da yükselen işçi ve halk hareketlerine karşı, gerektiğinde AB’nin sınırlarını geçişe kapatmakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Sınırları tam bir polis ablukasına alıyorlar.

Tekellerin Avrupası’nda olduğu gibi, Almanya’da da zenginlikler arttıkça işçilerin ve çalışanların payına düşen sefalet de büyüyor.

Avrupa Birliği bir yanıyla tekniğin geliştiği, sermayenin temerküzünün yoğunlaştığı bölgedir. Bu durumun kaçınılmaz devamı olarak, karşı kutupta yoksulluk ve giderek açlık da yoğunlaşıyor.

Kapitalist sistem insanlığı ve doğayı yeni bir yıkımla başbaşa bırakıyor, bırakacaktır.

Avrupa’da, bir merkezden düğmeye basılmış gibi azgınca kışkırtılan Rus karşıtı milliyetçi-faşist propagandayla işçileri ve gençleri kendi emperyalist amaçlarının ve savaşlarının nesnesi yapmak istiyorlar.

Kapitalist tekellerin gerici birliği olan Avrupa Birliği’nin, büyük emperyalist devletler dışında kalan küçük ekonomilere sahip olan ülkeler için bir yıkım demek olduğunu, yine yakın dönemin deneylerinden biliyoruz.

Yunanistan, Portekiz, İspanya, İtalya, Kıbrıs, Saraybosna, Slovenya, Bulgaristan gibi ülkelerde yaşanan ekonomik, sosyal ve kültürel yıkımların arkasında bu emperyalist birlik ve onların soygun politikaları vardır.

Sürdürülen emperyalist işgal savaşlarının kaçınılmaz sonucu olarak yüz milyonlarca insan yaşadıkları toprakları terk ederek, ölüm yolculuğuna çıkıyorlar. Denizlerde boğulan, Türkiye-Yunanistan sınırlarında terk edilmiş, soğuktan donarak ölü bulunan çocuk ve kadın cesetlerinin arkasında da kapitalist sermaye vardır.

AB’nin insanlığa ve doğaya karşı işlediği suçlar katlanarak artıyor. AB, kapitalist-emperyalist tekellerin birliği olarak kaldıkça da bu suçlar ve devletlerin eliyle işlenen cinayetler artarak devam edecektir.

MLPD, AB parlamentosu seçimlerine, kapitalist tekellerin Avrupası’na karşı işçilerin ve halkların devrimci Avrupası’nı yaratma programıyla katılıyor. Seçimlerde, kapitalist düzene karşı devrimi ve sosyalizmi alternatif olarak ileri süreceğini dile getiriyor. Bu nedenledir ki, seçimlerde MLPD’yi destekliyoruz.

Emperyalist tekellerin insanlığa ve doğaya karşı işlediği suçları ancak ve ancak dünya işçilerinin ve emekçi halklarının devrimci birliğini kurarak ve enternasyonal mücadele bayrağını yükselterek önleyebileceğimize inanıyoruz.

BİR-KAR olarak yerli ve göçmen tüm uluslardan işçileri, emekçileri ve gençleri, devrimin ve sosyalizmin sesini yükseltmeye, sömürünün, baskının, işsizlik ve yoksulluğun, eşitsizliğin ve savaşların olmadığı, her kesin bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşadığı bir Avrupa için mücadeleye çağırıyoruz.

Kahrolsun kapitalizm!
Kahrolsun emperyalist saldırganlık ve savaş!
Yaşasın enternasyonal dayanışma!
Yaşasın proletarya devrimi ve sosyalizm!

İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu
(BİR-KAR)