. .
20.11.2018

28.07.2018 10:11


“Beyaz Baretliler” siyonist İsrail’de

Ne zaman cihatçı çeteler zora düşse, bir mizansenle boy gösteren Beyaz Baretliler, belli ki emperyalist efendileri tarafından kendilerine verilen emirlere uygun hareket ediyorlardı. Sıkışan cihatçıların imdadına yetişmek için gösterdikleri “istikrarlı” çaba, bu savaş bölüğünün bir merkezden yönetildiğinin göstergelerinden biriydi. Savaşta oynadıkları uğursuz role gerek kalmayınca, İsrail’e geçmeleri emrini de patronlarından aldıklarına kuşku yoktur.

Suriye’ye karşı emperyalist savaşın “insani kılıklı” bölüklerinden biri “Beyaz Baretliler” diye adlandırılan “sivil savunma” birlikleri idi. Suriye ile müttefiklerinin cihatçı çeteleri temizleyip İsrail sınırına dayanması üzerine, bu insani kılıklı savaş bölüğü, maskelerini soyunup İsrail’e sığındı. Savaşın parçası olmasına rağmen kendilerine “sivil savunma” adı verenlerin Filistin halkının katillerinin kanatları altına sığınması eşyanın tabiatına uygundur.

Emperyalistlerin “cesurlar”ı…

Batılı emperyalistlerin “cesurlar” diye adlandırdığı, hatta Nobel’e aday göstermek istedikleri “Beyaz Baretliler”, IŞİD ve El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra’nın hakim olduğu alanlarda üslenmişti. Cihatçı çetelerle ortak hareket eden Beyaz Baretliler, çetelerin hezimete uğratılması üzerine İsrail’e kaçtılar. Oradan da gizli bir şekilde başka devletlere transfer edilecekleri belirtiliyor.

“İnsani yardım” adı altında faaliyet gösteren Beyaz Baretliler’in Suriye’ye karşı savaşın bir parçası olduğu daha önce de açığa çıkarılmıştı. Lübnan’dan yayın yapan El Mayadeen kanalı, bu kişilerin emperyalist ülkeler ve bölgedeki devletlerin istihbarat örgütlerine mensup subaylardan teşkil edildiğini açığa çıkarmıştı. Ancak emperyalistlerle bölgedeki suç ortakları, bu gerçeği inkar edip bu savaş çetelerini kullanmaya devam ettiler.

“Uluslararası toplum”un bilgi kaynağı…

Emperyalist merkezlerle bölgedeki Türkiye, Suudi Arabistan, Katar gibi suç ortaklarının Suriye’ye karşı savaşın medya ayağında Beyaz Baretliler’in açıklamaları özel bir yer tutuyordu. Bu çetenin bir parçası olan ve Londra’da oturan bir kişiye ise “Suriye İnsan Hakları Gözlemevi” adı verilmişti. Bu “güvenilir” kaynaklara dayanan medya tekelleri, yedi yıldır dünyaya yalan haber yayma seferberliği içindeydi.

Batılı emperyalistlerin Suriye’yi savaşla tehdit etmelerine vesile edilen “sivillere karşı kimyasal silah kullanıldı” yalanını ortaya atan, bu yalanı yutturmak için kurmaca videolar hazırlayan da Beyaz Baretlilerdi. T. Erdoğan “NATO bir an önce Suriye’ye saldırmalıdır” vaazını verdiğinde, Beyaz Baretliler’in uydurma videolarını gerekçe gösteriyordu. Zaten Beyaz Baretliler baştan beri bu amaçla kurulmuş bir savaş bölüğü idi…

“İnsani kılıklı” savaş çetesi!

“Sivil savunma” kılığı altında savaştaki yerlerini alan Beyaz Baretliler, Suriye halklarına karşı işlenen savaş suçunun failleri arasında yer aldı. Çatışma alanlarında IŞİD ve diğer çetelere yardım eden Beyaz Baretliler, cihatçıların vahşetinin üstünün örtülmesi ya da işledikleri savaş suçlarının Suriye yönetiminin üstüne yıkılmasında özel bir rol oynadılar. Bu iğrençliğin son örneği, Doğu Guta’nın cihatçı çetelerden temizlenmesi sırasında yayınladıkları sahte video oldu.

Esad yönetiminin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı mizanseninin yer aldığı video, batılı emperyalistler tarafından Suriye’ye füze saldırısı düzenlemenin gerekçesi olarak kullanıldı. ABD, Fransa, İngiltere tarafından düzenlenen saldırıda Suriye’ye yüzü aşkın füze atılmıştı.

Ne zaman cihatçı çeteler zora düşse, bir mizansenle boy gösteren Beyaz Baretliler, belli ki emperyalist efendileri tarafından kendilerine verilen emirlere uygun hareket ediyorlardı. Sıkışan cihatçıların imdadına yetişmek için gösterdikleri “istikrarlı” çaba, bu savaş bölüğünün bir merkezden yönetildiğinin göstergelerinden biriydi. Savaşta oynadıkları uğursuz role gerek kalmayınca, İsrail’e geçmeleri emrini de patronlarından aldıklarına kuşku yoktur.

Siyonist İsrail devletine sığınan Beyaz Baretliler, kendilerine yakışan yere kapağı atmış oldular. Ancak Suriye’ye karşı savaşın bu suç ortaklarının kullanım şekli, kapitalist emperyalizmin sadece barbarlıkta değil, ahlaksızlıkta da hiçbir sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.