. .
17.12.2018

31.03.2014 22:00


BİR-KAR'dan Greif direnişiyle dayanışma çağrısı

 Avrupa'nın yerli-göçmen tüm uluslarından işçiler, emekçilere, ilerici ve devrimci güçlere!

Greif direnişi kritik bir dönemece girdi;
DAYANIŞMAYI BÜYÜTME ZAMANIDIR!

Greif direnişi 50. gününde. Greif patronu bugüne kadar, direnişin haklılığı ve meşruiyeti hakkında kuşku yaymaktan, iş garantisi ve yüksek ücret vaadiyle bilinç düzeyi düşük işçileri satın almaya, taşeron patronları ile ortaklaşa para karşılığı tutulan grev kırıcıları ile grevi kırma denemesinden, fabrikayı boşaltsınlar diye polisi işçilerin üzerine saldırtmaya kadar her türlü kirli yola başvurdu, ama başaramadı.

Greif işçileri Greif ve taşeron patronlarını çok iyi tanıyorlar. Taleplerinin haklı ve meşru talepler, direnişlerinin de haklı ve meşru bir direniş olduğunu bilyorlar. Şimdi buna daha çok inanıyorlar. Hiç kimse onları direniş için zorlamadı, bu zorlu kavgaya gönüllü olarak girdiler. Kendileri karar verdi ve hala kendi öz iradeleri ve kararları ile direnişe devam ediyorlar. Gönüllülüğe dayalı bir birlik içindedirler. Zaman içinde birbirilerini daha iyi tanıdılar, saldırılardan sonra daha da kenetlendiler. Birbirilerine ve öncülerine güveniyorlardı, şimdi daha çok güveniyorlar. En önemlisi, birlik olunca Greif ve taşeron patronlarının, direnişleri karşısında nasıl da aciz duruma düştüklerini gördüler.

Kardeşler,

Gelinen yerde Greif ve taşeron patronları direnişi kırmak amaçlı saldırılara hız kazandırmışlardır. Öyle ki, bir yandan fabrikayı kapattıklarını ileri sürüyorlar, öte yandan işçileri işten attıklarını açıklıyorlar. Bununla da kalmıyorlar, kimi işçileri arıyor ve direnişi bırakanlara daha iyi koşullarda iş verileceği vaadinde bulunuyorlar. Yani açıkça rüşvet teklifinde bulunuyorlar. Son günlerde buna, taşeronla birlikte direnişçi işçileri kaçırıp satına almak şeklindeki mafyatik saldırılar eklenmiştir. Hiç kuşkusuz, Greif ve taşeron patronları bu kirli mi kirli manevralarla direnişçilerin moralini bozmayı, zayıf olanlarını ayartmayı ve direnişi kırmayı hedefliyor. Tüm bunları, sermayenin hizmetindeki polisle kolkola işçilere saldırmak için yapılan hazırlıklar tamamlamaktadır.

Nedir ki, Greif işçileri de kararlılıklarını koruyorlar. Hala haklı ve meşru taleplerinin arkasındalar ve bu talepleri kabul edilene kadar mücadeleyi ilk günkü kararlılıkları ile sürdüreceklerini açıklıyorlar.

Öte yandan, Greif işçileri yalnız değil. Başta diğer fabrika ve işyerlerindeki sınıf kardeşleri olmak üzere, toplumun ezilen kesimleri, ilerici kimi sendikalar, demokratik kitle örgütleri, Haziran Direnişi sırasında kurulan platformlar, kamu emekçileri, aydın ve sanatçılar, öğrenci gençlik örgütleri de bu direnişi destekliyor. Son günlerde, pek çok kentte direnişle dayanışma komiteleri kurulmuş olup, bu destekler çoğalıyor, dayanışma büyüyor. Toplum nezdinde, direnişin haklılığı ve meşruiyeti her geçen gün biraz daha artıyor.

Sınıf kardeşleri,

Greif direnişi kritik bir dönemece girmiş bulunuyor. Direniş bizlerin eylemli dayanışmasını bekliyor. Greif işçilerinin en önemli talebi olan taşeron köleliği bizlerinde canını yakıyor. Yani, Greif işçileri hepimiz için direniyor. Dolayısıyla, şimdi uluslararası alanda da, Greif patronlarını sıkıştırma ve sınıf dayanışmasını büyütme zamanıdır.

Unutmayın! Greif işçileri kazanırsa hepimiz kazanmış olacağız. Türkiye'de ve her yerde işçilerin birliği, ancak ve ancak sermayeyi bu birlikle yenebiliriz.

İşgal, grev, direniş!

Yaşasın Enternasyonal Sınıf Dayanışması!

İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!

İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu
(BİR-KAR)